Düşmemeniz Gereken 3 İlişki Çukuru

Düşmemeniz Gereken 3 İlişki Çukuru

 

Aşkın zorlu yollarında, lastiği patlatacak bazı derin çukurlarla karşılaşabilirsiniz. İki gözünüz yolda, dikkatli araba kullanmanız değerli ilişkinize zarar verecek sayısız tehlikeden sizi korur. Arabanın benzine ihtiyaç duyduğu gibi ilişkilerin de özen ve ilgiye ihtiyacı vardır. Her 5.000 kilometrede kontrol edilmesi ve yağının değişmesi gerekir. Aşk yolculuğunuzda en yaygın ve tehlikeli  3 ilişki çukurundan kaçınmalısınız.

Para, güvensizlik ve değişim korkusu kötü son büyüsü yapabilecek üç şeytan. Bu üç faktörü inceleyeceğiz ve ilişkinizi canlı tutacak önerilerde bulunacağız.

Çukur 1: Para

Herkes aksine inansa da para, ilişkiniz için en büyük risk değil. Para sadece en basit tartışmalara ve herkesin garip davranmasına neden olur. Çok beklenmedik biçimlerde insanları etkiler. Çok parası olanlar, onu kaybetme konusunda telaşlanır; az parası olanlar için ise para sürekli bir  kaygı, acı ve ihtiyaç demektir. Bazı insanları da delirtir; çalarlar ve öldürürler. Bazıları ise parayı hiç umursamaz ve ona değer vermez. Yine de birçok insan için hassas bir konudur.

Para tüm sorunlar ve konular için bir bahane, günah keçisidir. Ruh eşiniz “Bu lanet perdelere ne kadar ödedin?” diyebilir; fakat dürüstçe söylemek istediği “Tatlım beni kendinden uzaklaştırıyormuşsun gibi geliyor ve kendimi yalnız hissediyorum.” olabilir.

Para her zaman en kolay bahanedir; az ya da çok harcayan herkes onu kullanır. Tatışma başlatmak için en kolay yoldur. Patronunuz başkasının hatası için size bağırdığında spor salonuna gidip sinirinizi atabilirsiniz ya da eve gidip partnerinizle kavga çıkarabilirsiniz: “Gerçekten o Porsche’ye ihtiyacın var mı?” Lavaboda kirli bulaşıkları bıraktığını görüp sinirlenirseniz, düğmesine basıp (mesela eve yeterince katkıda bulunamadığını söylemek gibi) kavga çıkarabilirsiniz. Karşıdakini küçümsemenin, sevdiğiniz kişiyi sinirlendirmenin en basit yoludur. Toplumumuzda güçlü ve önemli olmak parayla ilişkilendirilmektedir. Servetiniz itibarınızdır. İlişkide para saf aşkınızı kolayca yozlaştırabilir.

Daha düz bakacak olursak para temek olarak ölçmeye, hesaplamaya yarayan bir araçtır. Ticaret ve takas demektir. Para ilişkide sevginizin gücü için hiçbir değer taşımaz. Para hiçbir zaman duygusal başarılarınızın sembolü olamaz; duygusal başarınızın sembolü ilişkinizdir. İlişkinizin yönü, yol katetmesi ve sağlıklı olması en büyük zenginliklerinizdir.

Ne zaman ateşli bir para tartışması başlasa bir adım kenara çekilin ve kendinize, tartışmanın altında yatan asıl nedenin ne olduğunu, aslında ne için kavga ettiğinizi sorun. Para ile ilgili tartışmalar, aslında, çoğunlukla para ile ilgili değildir; bütün ihtimalleri düşünün. Anlaşmazlığı başlatan ne oldu? Öfke, kırgınlık, başarısızlık duygularını, suç mahallini araştıran bir dedektifin gayretiyle gözden geçirin. Ama yine de kim bilebilir ki? Belki günün sonunda her şey yolundadır ve tek sorun gerçekten elektrik faturasının yüksek gelmiş olmasıdır.

 

Çukur 2: Güvensizlik

İlişki ile ortaklık arasında ne fark var? İlişki aşk ve romantizm barındırırken ortaklık daha çok sorumlulukların ve rollerin detaylıca belirlendiği bir iş anlaşması gibi. Sağlıklı bir ilişkide ise her ikisinden de parçalar olmalı. Bir ilişki senle, benle ve bizle kurulur.

Çoğu zaman aşk ve duygular; karışık duygular ve acı veren bir güvensizlikle karışır. İş yerindeyseniz bunların hiçbiri tolere edilmez. İlişki içerisinde ise kalbiniz ve aklınızla dengenizi bulmaya çalışmalısınız. Yakınlık ve samimiyet muhteşem şeylerdir; ama iyi bir şekilde yönetilmeleri gerekir.

Partneriniz sizin dahil olmadığınız aktivitelerde bulunduğu ve özel ilgi alanlarına yöneldiği zaman güvensizlik artsa da partnerlerin birbirlerinin kişisel kimliklerine saygılı duyması ve kabullenmesi gerekir. Beraberken ortak ilgileriniz vardır, ayrıyken kendi ilgi alanlarınıza yoğunlaşırsınız. Siz ve partneriniz, ortak bir amaçla bir araya gelmiş, bağımsız bireylersiniz. “Sonuza kadar mutlu yaşadılar”ın tanımlanması gerekiyor. Kendinize “Senin, benim ve bizim için beraber mutlu bir hayatın anlamı nedir?” diye sorun, hedefler belirleyin. Aşk asla çok uzakta değildir.

 

Çukur 3: Değişim

Hayatımızda istikrar isteriz, güvenip inanabileceğimiz şeyler ararız. Aynıları ilişkilerden de beklenir. İnsanlar olarak sürekli değişen dünyamızı düzene koymaya çalışırız. İstikrarın ele geçirilmesi zordur ve çoğunlukla elde edilemez. Değişimi dünyamızın bir gerçeği olarak kabul edip onu kucaklarsak çok güzel bir bakış açısı yakalamış oluruz. Bu bakış açısı bize, umursamamız gereken ve gerekmeyen şeyler arasındaki farkı gösterecektir.

Neleri değiştirebilirsiniz? Peki nelerin üzerinde hiç kontrolünüz yoktur? Ayaklarınızın altında olduğu gibi, dümdüz duran kara bir illüzyon. Her şey değişir. Yeryüzü sabit gibi görünür; ama aslında yer kabuğu çok incedir; bizi gezegenimizin erimiş lav çekirdeğinden korur. Depremler çok korkutucu bir o kadar güzel, dehşet verici ilham kaynaklarıdır. Bir  deprem bize varlığımızın aslında ne kadar kırılgan olduğunu hatırlatır. Doğa her zaman önce çicek açar sonra çürür. Değişim hariç! Sevin ya da sevmeyin değişimler olacaktır. Değişimi takdir etmek yaşam gücünüz ve aşkınızın kuvveti haline gelecektir.

Hayattaki tüm güzel şeyler gibi gerçek aşk da hiçbir zaman kolay değildir. İlişkinizin ilgiye ve bakıma ihtiyacı var.  Yağını kontrol edin, arabayı yıkayın, lastiklere hava verin. Sonra gaza basın ve aşkınız havalansın.

Kaynak: keen.com

Yorumlar

4
Lütfen mesaj kutusunu boş bırakmayınız.
Rumuz
E-Mail